• https://www.facebook.com/izmirdiyanet-sen.org
  • https://plus.google.com/izmirdiyanet-sen.org/posts


SIKINTILARIN SON BULDUĞU GECE, MİRAC GECESİ

                 MİRAC’TIR BU GECE HU HULARA KARIŞSIN AMİNLER!

  Müslümanlar için kıymetli olan gecelerden bir tanesi de şüphesiz Mirac gecesidir.

   Mirac yukarılara çıkmak, yükselmek demektir.

   Hicretten bir buçuk yıl önce Efendimiz aleyhisselamın  50 yaş civarlarında olduğu bir zamanda  gerçekleşmiştir. Hain ve zalimlerin yaptıkları zulümler had safhaya çıkmış,her türlü fenalık artık yapılmakta ve Müslümanlar açısından hayat çekilmez bir hale gelmişti.

   Örnek ve Önder İnsan Hz. Muhammed (sav) Efendimiz de bu duruma üzülüyor ve Rabbından yardım diliyordu. O Ümmetinin üzülmesini ve incinmesini istemeyen Aleme Rahmet olarak gönderilen Şefkat Peygamberi bir insandı.

   En büyük yardımcıları amcası Ebu Talip hayatını kaybetmiş, Sırdaşı ve Can yoldaşı Müminlerin annesi Hz. Hatice (R. Anha) validemiz vefat etmiş bir anda Efendimiz öksüz ve yetim bir çocuk durumuna düşmüştü. “Rabbın Seni Yalnız ve yardımcısız bırakmadı bırakmayacak da” ayeti celilesi tecelli ediyor, Rabbı yine  “Habibim” dediği peygamberini rahatlatmak ve teselli etmek için yanına çağırıyordu.

   Bir gece Cebrail Aleyhisselam vasıtası ile Mescidi haramdan alınarak Kudüs’teki mescidi aksaya, oradan da göklere yükseltilmişti. Birinci merhale Mekke’deki  Mescidi haramdan alınıp Mescidi Aksaya götürülüşü, ikinci aşama ise Mescidi aksadan yücelere, Rabbinin huzuruna ve Rabbiyle kelam edip görüşmeye götürülüşü safhasıdır.

   Yücelere yükselirken Hz.Muhammed (sav) Efendimiz “Kabe Kavseyn” diye anılan o yere vardıklarında artık Cebrail Aleyhisselam da o yerden ileriye geçemiyordu. “Buraya kadar Ya Muhammed buradan öteye geçmeye bana izin verilmedi” dedi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v), Yüce Allah "Korkma ya Muhammed, Yaklaş!" buyruğunu işitmeye başladı. Nihayet, hiçbir kimsenin hiçbir zaman erişememiş olduğu yakınlık makamına, İlahî kabule, İlahî ikram ve ihsana nail oldu! İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (s.a.v): "Ben, Yüce Rabbimi gördüm!" buyurmuştur.

Peygamberimiz (s.a.v) Miraç’ta Yüce Allah'a selam yerine bütün mahlûkatın ibadetlerini hediye etmiştir. Efendimizin (s.a.v)Cenab-ı Hak ile olan bu konuşması bütün müminlerin miracı olan namazlarında okudukları tahiyyatın sözlerinden oluşmaktadır. Bu konuşmanın meali şöyledir:

Peygamberimiz (s.a.v) Yüce Allah'a hitaben: "Bütün tahiyyeler, bütün mübarek şeyler, bütün salavat ve dualar ve bütün kelimat-ı tayyibe Allah’a mahsustur." şeklinde hitab vermiştir. Bunun anlamı"Bütün varklıkların halleriyle ve dilleriyle yapmış oldukları ibadetleri ve tesbihlerini, bütün çekirdekler ve nutfeler gibi mübarek şeylerin fitri mübarekliklerini ve tesbihlerini, bütün insanlar gibi şuurlu varlıkların ibadetlerini ve bütün peygamberler ve kamil insanlar olan evliyaların, asfiyaların ibadetlerini ve tesbihlerini onların namına sana hediye ediyorum; sana mahsustur." demektir.

 

               MİRAÇ GECESİNDE Ki BİLDİRİLER

  Mirac Gcesi Peygamber Efendimiz’e bildirilen bir takım   konular vardı. Bunlarda sırasıyla;

  1. 5 Vakit Namaz farz kılındı.  2.  Bakara Suresinin son iki ayeti (Amenerresulu)  gönderildi 3. Allaha ortak koşmayan Müslümanların Allah (cc) tarafından affedileceği müjdesi Efendimiz  Aleyhisselama bildirldi. Yine bunlardan ayrıca toplum dinamizmini sağlam temeller üzerine oturtmak için İsra suresinde;

 

   23. Ayette “Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.”

   26. Ayette, “Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.”

  29. Ayette, “Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.”

31. Ayette.”Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.”

32. Ayette, “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.”

33. Ayette,”Haklı bir sebep olmadıkça, Allah'ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.”

34. Ayette,“Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.”

35. Ayette,”Ölçtüğünüzde ölçmeyi tam yapın, doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı, sonuç bakımından daha güzeldir.”

36. Ayette,”Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.”

37. Ayette,”Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişem
ezsin.” Buyurulmuştur.

 

Nail ÇELİK

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      171 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret363842
ÜYELİK

DİYANET TV
SİTE MENÜSÜ